Siyasal Yaşamın Kıyısında Fikir,Sanat Ve Edebiyat Notları

Nefeslenme Durağı / Şiir

İkibinondört kapkaraydı sen ikibinonbeşi

Hep aydınlık kıl ya rabbi apaydınlık kıl ya rabbi 

Bu özfikir ganimeti sonsuz hakikat güneşi

Ver ahmaklara izan eblehlere akıl ya rabbi

İlanı Erken Bir Zaferdeyiz

Hayatın yorgunluk hakikatın durgunluk verdiği demlerdeyiz.Ey merhamet ve adalet sen neredesin biz neredeyiz.Bambaşka hayaller ikliminde ilanı erken bir zaferdeyiz...

Şairin Kalbi

Bu dünyaya aidiyet bildirmeyen şairin kalbi acılar cenderesidir...

Nefeslenme durağı / Şiir

Kudüs,yüreğinde yetim bir gül gibi kanar da kanar

Değişmeli artık mevsim bitmeli artık bu sonbahar...

Ölçü Ve Sükunet

Kudurgan bir öfkeyle demokratik hak arayışına girilmez,insan hayatının feda edilmediği bir siyaset üretilmelidir.

Irkçılık

Irkçılık,o yükselen şeytanizma, vahşi batının en müzmin marazlarından, ruhunda ilahi manyetizmayı yitirenlerin gölgesinde çürüdüğü köhne ideoloji...

Yükseliş

Önyargı; cehaletin ,öngörü ;marifetin eseridir.Marifet bilgi ile yükselir, bilgi ise âşkla...

Nefeslenme Durağı / Şiir

Cübbesi var takkesi var
İçi bomboş kellesi var
Oynar kumdan kalelerde
Yalandan ifadesi var

Din ve Devrim

"Din de devrim de acılar ve ıstıraplar içinde doğar.İkisi de refah ve konfor içinde yok olup gider."

Aliya İzzet Begoviç

Diyanet

Kapitalizmin teknesinde İslam hamuru yoğrulmaz. "Daha fazla bal için arı öldürmek caizdir" diyen bir kurumun daha fazla kâr için emek sömürülmez diyebilmesi asla beklenemez.

Diyanet ve İktidar

Siyasal iktidarın gölgesinde kalmış bir Diyanet kurumu İslam'ın derinlik fonksiyonunu müslümanların toplanma gününde tematik ve sistematik olarak asla işleyemez.Bugün hutbelerde emeğe ve alınterine dair tek bir kelime ve cümleciğin olmaması İslam geleneğinin kapitalist sürece nasıl entegre edilmeye çalışıldığının apaçık bir göstergesidir.Milyonları mabedlerde derin bir uykuya daldıran Emevi dinciliğinin kökleri İslam Rönesansı ile tamamen kurutulup Kur'an merkezli ilim hikmet ve barış medeniyeti büyük bir âşk ve irfanla hiç şüphesiz bizim iktidarımızda kurulacaktır.

Marks Haklıydı:

"Ceylan, nasıl ki, berrak suyu özlüyor ve onun ihtirasıyla kavruluyorsa, burjuvazinin ruhu da bugün paranın, bu tek zenginliğin ihtirasiyle kavruluyor"

"Kapital, ölü emektir ; o da tıpkı vampir gibi yalnız canlı emeği emerek canlanır ve ne kadar çok canlı emek yutarsa o derece güçlenir.

"Kapital, işgücünün ne kadar yaşayabildiği sorunu ile ilgilenmiyor.Onu ilgilendiren tek şey bir iş gününde iş gücünü son kertesine kadar kullanmaktır.Bu amacına iş gücünü kısaltmakla ulaşıyor.Tıpkı tarlasından daha fazla ürün almak için toprağının verim yeteneğini yıpratan çiftçi gibi..."

Nefeslenme durağı / Şiir

Mefkûreniz cihan hakimiyeti olmalıdır
Yalnızca insanlığın hamiyeti olmalıdır

Menfaat bağlarından kurtulup hakikat üzre
Şol davanın hakka aidiyeti olmalıdır

İslamofobi

İslamofobi,İslam'ın bir merkeze girmeden onun korkusunun en kahpe yöntemlerle yüreklere getirilme projesidir.Batının İslamlaşma ivmesinin önüne geçme organizesi olan bu kirli oyun İslam'ın barış iklimini sonlandırma gayretinde yıkılışa doğru giden kendi köhne düzenlerine bir nevi nefes aldırma mücadelesidir.

Bütünlük

Hiçbir siyasi hareket toplumun bütününü kucaklayamaz,mühim olan toplumun bütünlüğünün kucaklanmasıdır.

Süleymaniye’den Eşme’ye…

Nefeslenme Durağı / Şiir

Lânet içimizedir bırakılan her karış topraktan
Mağlubuz erezyonik bir vatan fikriyle yaşamaktan

Öğüt

Ey öteli yolcu, güce yaslananlardan değil hakikat ile beslenenlerden ol, davanın izzetiyle yaşa,âşkıyla varol...

Umut Ve Denge

Düşmana olan öfkede haddi aşanlar bir vakit sonra ona öykünmeye başlarlar.Toplumu celladına âşık sürüler yığınına dönüştürmek isteyenlerin çabası boşadır.Vesayetin her türlüsü yepyeni bir siyasal iklimde er-geç sonlandırılacaktır.

Modern Hariciler

İslam kültür ve medeniyetine ait eserlerin sözde müslimler eliyle acımasızca tahrip edilmesi içimizde hiç durmaksızın kanayan depderin yaralar açmıştır.Bedevice düşünenler öncelikle şunu çok iyi anlamalı: Müslümanı sanattan koparmak onu hayattan koparmaktır!..

Hurufat,Tahrifat ve Harabat

Tefekkürün olmadığı yerde hurufat, tezekkürün olmadığı yerde tahrifat başlar.Her ikisinden mahrum bırakılmış toplum ise çok derin ıstırablı bir harabat yaşar...

Milli İrade

Sürü gibi görülen yığınların afsunlanmasının siyasi beyanı mıdır 'milli irade' diye yenibaştan düşünmek gerek.Yalnızca kendi tabanının çoğul tercihine milli irade demek nasıl bir cinliktir,bu kadim tamlama ile gerçeği fütursuzca saptırmak nasıl bir hinliktir.

Nefeslenme Durağı / Şiir

Kavga değil sevdâdır yolumuz bizim
Sonsuz içre âşktandır gülümüz bizim
Şimdi barış vaktidir dirlik vaktidir
Şol davaya fedâdır ömrümüz bizim.

Siyasi Duruş

Büyük partinin küçük halkası olmaktansa küçük partinin büyük rüyası olmayı yeğleyenler için bu dünya bir çilehane bu dava bir şifahanedir.

Tek  Adamlık Rejimi

Tek adamlık rejimi nedir? Sistemin bütünlüğünü ve çoğulculuğunu gözetmeksizin bir siyasi aktör olarak kendini vazgeçilmez bir hale getirmenin ilkelliği ve bunu halka durup dinlenmeden istikrarî zorunluluk diye bildirmenin gayri ahlaki pratiğidir.

Üst Akıl

Her türlü şeytani plan ve nizamlar müflis bir akıldan neşet eder. Ahmak,içinden çıkamadığı kirli bir senaryoyu "üst akıl" diye rivayet eder.

İnce Fark

Emperyalistler milletin hebası, vatanperver idealistler ise devletin bekası için çalışır.Unutma, adaleti inşa edilmemiş bir ülkenin yükseltilmiş her sarayı bize daha fazla yoksunluk kazandırır...

Yılgınlık

Sisler bulvarındayız adeta.Bu siyasi belirsizlik toplumun önemli bir kesimini çökkün bir iktisadî düzenin enkazında un-ufak edecektir.Evet gitgide büyüyor tehlikeli bir sessizlik ve yokluğun gölgesinde inleyen çaresizlik.

Şiddeti Etkisiz Kılmak

Siyasal ütopyalar ve ideolojik dayatmalarla beslenen şiddet unsurunu minimize etmenin biricik yolu toplumu kutuplaştırıcı,ayrıştırıcı söylem ve eylemleri en demokratik yöntemlerle etkisiz kılmaktan geçer.

Manzara ve Vaziyet

Bir kral öldüğünde ulusal yas ilan edildi.Bir yoksul bilgin öldüğünde sadece seyredildi.İşte ülkemin manzarası, egemenlerin harikası!..

Nefeslenme durağı / Şiir

Hangi dünyaya açılır sarayın pencereleri / Bak ey can çoktan solmuş yoksulun isli perdeleri

Adalet yurdu olmayan bir ülkenin mukadderatı dalalet yurdu olmaktır.İşverenin teşebbüs gücünü yükseltecek ve işgörenin hakkaniyet düzeni içerisinde yüzünü güldürecek olan yepyeni bir sistemi hayata geçirebilecek siyasal iradeye acil muhtaciyetimiz vardır.Emek ile sermaye arasında muhteşem bir ahenk tesis edilmedikçe kurtuluşumuz hayaldir.

Taassup Çıkmazı

Mezheplilik zarureti ile mezhepçilik ihanetini birbirine karıştırmadan her türlü hizipçilik taassubunu ortadan kaldırmanın ilmî ve ahlakî temelleri barış ikliminde en sağlam bir şekilde çarçabuk atılmalılır.Aksi bir durum ödemesi korkunç bu kopkoyu cehalet bedelinin sürükleyeceği fekaletler eşiğidir.

Siyasal İktidar ve Yükselen Korku Duvarı

En basit bir mutfak hesabıyla bile çoktan tepetaklak olması gereken bir siyasi iktidarın istikrar palavraları ile varlığını devam ettiriyor olması ne hazindir.Milleti her geçen gün daha fazla borçlandırarak kendine karşı korku-kaygı gerilim hattında hiçbir itirazın yükselmemesine sebebiyet veren bu kapitalist yapının hesabı Tanrı'nın ve tarihin huzurunda en çetin bir şekilde sorulacaktır.

Nefeslenme durağı / Şiir

Paralar yığıldı kutularda
Yoksul unutuldu kuytularda
Uyan dedikçe uyudu millet
Her seçim yepyeni uykularda

Tehcir

Ermeni çetelerinin zulmünden kurtulmak için göç etmek zorunda kalan mazlum Anadolu müslümanlarının toplam sayısının tehcir edilen tüm ermenilerin sayısından daha fazla olduğunu hiçbir zaman unutmamak gerekir.Bir yalandan bin güç devşirmek için uluslararası toplumu yanıltanlar dün vatanına ihanet etmek üzre emperyalistlerce her türlü imkanlarla satın alınanlardır.Barış medeniyeti adalet temelinde iyi niyet ciddiyet ve samimiyet üçgeninde yükselebilir ancak.

Osmanlı ordusunu arkadan vuran işbirlikçi ermeni çeteleri birinci dünya savaşının en acımasız şartlarında doğu ve batı cepheleri arasındaki bağlantıları, demiryollarını, haberleşme hatlarını kesmiş, her türlü sabotaj eylemine girişmiş, bir çok beldede bir çok köyde ayaklanma çıkararak anadolu müslümanlarını bu coğrafyadan temizlemeye yeltenmiştir.Bu olumsuz tabloda devletin zorunlu göç kararı sonuçları bir büyük dramayı yaşatmış olsa da milletin bekası için en gerekli siyasi ve askeri bir tedbirdir diyebiliriz.Tehcir insanlık suçudur diyen Davutoğlu yanılıyor, tehcir savaş şartlarında geliştirilmiş zorunlu bir tedbir geciktirilmesi büyük felaket olan onurlu bir devlet refleksidir.

Obama'nın " büyük felaket " dediği Ermeni Tehciri aslında büyük merhamettir.Tehcir esnasında ermenilerin mağdur olmamaları için devlet gerekli tedbirleri almıştır.Dahiliye nezareti balkan harbi sonrası muhacirlere ayrılan tahsisattan Ermenilerin iaşelerini sağlamış onlara ait gayri menkulleri muhafaza altına alıp gittikleri yerlerde arazi emlak ve iş temin etmiştir.Savaş rüzgarlarının en sert bir şekilde estiği Osmanlı coğrafyasında devletin seferberlik ilanına muhalif olarak vatan savunmasında düşman cephesine topyekun hizmet etmeyi görev addetmiş olmak ve bu uğurda haince çarpışmak büyük felaketin ta kendisidir.Meseleye bu açıdan bakamayanlar batı yörüngesinden çıkıp milli bir davayı omuzlayamamakta ve hakikatı bilerek ya da bilmeyerek emperyalizme yeni mevziler kazandırma yolunda her geçen gün daha cahilane bir şekilde baltalamaktadırlar.

Seçimin Eşiğinde…

Seçime kırk gün kala yüreklerde sessiz bir iniltiye dönüşen azap birikimleri ve kayda geçen zalim bir iktidarın o bir türlü dinmeyen vehimleri...Telaşın yükseldiği vakittir, tarihi bir kararın eşiğinde tüm ortadoğunun kalbi ,sen azmet ey öteli ruhdaş, kutlu bir zaferle uyansın bu aziz millet,ki yangınlar içindedir koca bir ümmet varlığın apaydınlık geçiti o medeniyyetler beşiğinde...

Siyasal İktidarın Saltanatına Dairdir.

Yoksulun sırtından doldurulmuş bir devlet hazinesinin guraba ve fukara nın kesesine boşaltılacak olmasından rahatsız olan bir siyasal iktidarın keyfi saltanatı elbette bir gün sonlandırılacaktır.Nice Karunlar gelip geçti şu yalan dünyadan, serveti tekelleştirip toplumu köleleştirenlerin zulüm düzenleri muhakkak ki pek yakında yer ile yeksan olacaktır.

Unutuş Ve Hatırlayış

Soma unutuldu, Ermenek de...Boynunda henüz kırılmamış esaret zincirleri mazlumların, emeğe ve alınterine yaslanarak yürüyen o yorgun direnişçilerden destansı bir savaşın kahramanlığı...Millet viran, devlet tiran olmayacak, içimizde marifet ve adaletin o tükenmez ışığı...

Kapitalizmin Modern Maskesi Küreselleşme

Yeryüzünü ıslah etmenin önşartı sömürgeciliğin ebediyyen ortadan kaldırılmasıdır.Kapitalizmin bugünkü adı olan küreselleşme mazlum milletlerin nesnel gerçekliklerini tahrip etmekte,yine bu kapkaranlık oyun emperyalist ağlarla yerküremizi korkunç bir hızla örüp işgal alanlarını daha da genişleterek varlığını devam ettirmektedir.Batının kapitalist oligarşileri ve onun bu vatan topraklarındaki yerli işbirlikçileri, emekçilerin haklı mücadeleleri ve çelikten iradeleri karşısında yokolup gideceklerdir.

Nitelikli Dava Adamı

Alkışlanmak ihtiyacı ile kıvranan nefsi emmarenin sultası altında politik şebekliklere tevessül edenler için yükselen yaşa varol seslerinin değeri paha biçilmezdir.Oysa hiçbir nitelikli dava adamı şakşakçılıktan hazzetmez ve yalnızca adanmışlığın cezbesinde kendinden geçer, hakikatı koşulşuz yaşamaya ve onu sade ve samimi bir şekilde anlatmaya gayret eder.

Demokratik Gelişme

Miting meydanlarında yankılanan düzeysiz düellolar son sürat devam ederken vatandaş hayatın cenderesinde varlık-yokluk savaşı veriyor,iktidar ise sahte nümayişlerle ömür uzatma telaşında gün be gün eriyor.Siyasetin kültürel ve ahlaki seviyesi yükseltilmedikçe tam demokratik bir gelişmeden söz etmek tüm ilerleme beyanlarına rağmen hiç bir zaman mümkün olmayacaktır.

Asgari Ücret

Asgari ücreti küçük, orta ve büyük işletmelerde uygunlanmak üzre farklı esaslara bağlama gereği vardır.Asgari ücretin yükseltilmesi büyük modern işletmeler için etkin bir soruna dönüşmezken küçük ve orta tedarikçi şirketlerde önemli bir maliyet krizine dönüşebilir.Bu da yeni bir işsizlik dalgasının çığ gibi büyümesini beraberinde getirir.Tüm bu risk faktörleri analiz edilmeden yapılan yükseltme vaadleri toplumun ve ülkenin geleceği için oldukça tehlikelidir.İşverenin yükü hafifletilmeden gerçekleşecek ücret artışları yeni ekonomik krizlerin habercisidir.Temel ölçü dünyanın onyedinci büyük ekonomisine sahip ülkemizde asgari ücretin insanca yaşam seviyesine göre günün şartları esas alınarak yeniden adilce belirlenmesidir.Kaynak mı?Sosyal adaleti gerçekleştirme adına lüks ve ihtişamlı yaşamın önünün alınması için ülkemizdeki sayıları gün be gün artan mutlu, müreffeh ve müsrif varlıklılardan ağırlaştırılmış servet vergileri alınmalıdır.

Gıda enflasyonu hızlı bir şekilde yükselirken, asgari ücretin,istikrarlı bir şekilde enflasyona karşı satınalma gücünün korunması gerekmektedir.Ücretlerin reel artışı gelir adaletinin sağlandığı bir ekonomik düzende mümkün olabilir ancak.Asgari ücret tesbit komisyonunun antidemokratik ücret belirleme yöntemi değiştirilmedikçe emeğin ve alınterinin gasbı devam edip gidecektir.Ücret artışındaki ortak karar ancak adil bir komisyonun inşa edilmesi ile ikna edici bir hale gelebilir.Devletin ana misyonu bu ortak karar aşamasında emeği küçültmemek semayeyi ürkütmemek olmalıdır.

Nefeslenme durağı / Şiir

Kolay iştir mebus olmak
Bak asıl en zor olanı
Hakikata mahpus olmak

Zalime hudut yoksula umut olmaya geldik

Halka hizmet etmeyi en kudsî vazife bildik

 

Alternatif Siyaset ve Muhalif Duruş

"En üstün cihad zalim yöneticiler karşısında hakkı söylemektir" düsturunu unutmaksızın,hukukun aşındırıldığı,basının türlü hilelerle köşeye sıkıştırıldığı bu karanlık dönemde sistematik bir muhalefet alanı açma zaruretiyle alternatif bir siyaset anlayışının yeniden yapılandırılmasına acil ihtiyaç vardır.Reisicumhurun dillendirdiği "ideoloji karın doyurmaz" popülizmini bir yana bırakarak en yüksek ideolojik donanımla doğru yerde doğru zamanda sadakatle en etkili muhalif saflarda bulunmalıyız.

İnkılap Ve Muştu

İnkılap, zulmü alaşağı etme sanatı ve onu kökünden kazımanın en insani kıyamıdır.Bir ülkede toplumun ortak kaynakları talan ediliyorsa, kumpas gelişiyor iltimas derinleşiyor devlet paylaştırıcı vasfını yitiriyorsa, millet hayatı uçurumun eşiğinde yoksulluğa doğru acımasızca itiliyorsa o ülkede egemenlerce yakılan zulüm ateşi her yana sıçrama kabiliyeti geliştiriyor demektir.Tüm bu olumsuz tablo bir umut yitimine dönüşmemeli,kalem kalesi düşmemiştir henüz, inkılabî düşünceyi diriltmenin mücadelesini verecek olan o genç yürekler köklü bir değişim ve gelişim ideali ile öze dönüş eylemini bayraklaştıra bayraklaştıra cesaret kılıncını kuşanarak tüm alemi yenibaştan titreteceklerdir.

Siyasal İktidar

Allah hakkı denen kamu haklarının ihlal edildiği bir siyasal iktidar düzeninde ezilenlerin öncü güç haline gelmemesi için her türlü düzenbazlıklar üretilmekte emeğinden başka sermaye besleyemeyen bir kitlenin kudret damarları kesilmektedir.Ezilenlerin bir emek-yürek seferberliğinde halkayı her geçen gün daha da genişleterek bu oligarşik sistemin sonunu getirmesi gerekmektedir.Bu vicdani, siyasi ve tarihi bir görevdir.Ezenlerin yanında saf tutmuş bir siyasi iktidarın sonu mazlumun birikmiş öfkesi ve emekçinin o kudsî çilesiyle getirilecektir.

Siyaset Ve Gaye

İmam Gazali'ye göre siyaset, yaşayabilmek için zorunlu işler arasında yer alan şerefli bir meslektir; toplumun sevgi, saygı, yardımlaşma ve beraberliğini sağlama aracıdır.Bu tanım çerçevesinde ideal bir siyasetin ana gayesi;devleti ıslah etmek, toplumu felah kılmaktır diyebiliriz. Ülkemizde, siyasetin, kamu çıkarlarını özel çıkarların üstünde gören yüksek ahlâk sahibi yöneticilerle buluşacağı gün, toplum olarak müreffeh yaşamın kıyısına varacağımız köklü bir değişim imkånı olacaktır.

İki Tarzı Siyaset

Ülkemizde öteden beri iki tarz-ı siyaset göze çarpmaktadır.Bunlardan biri ilkel diğeri ise ilkesel siyasettir.İlkel olan ,kendi bünyesinde cahiliyye ideolojisini canlı tutatak birliğin ve dirliğin önündeki barikatları çoğaltma derdindedir.İlkesel olan, dava tohumlarını en bakir fikir topraklarına serpiştirerek en yüksek verimi devşirme peşindedir.İlkel olan; çatışmacı, ayrıştırıcı ve kışkırtıcıdır.İlkesel olan; uzlaştırıcı, barıştırıcı ve kuşatıcıdır.İlkel olan; her fırsatta nefret dilini geliştirir, ilkesel olan; sözünün her harfine, yüreğinin her zeminine bir büyük sevgiyi iliştirir.Seçim senin ey halkım, iki tarz-ı siyaset arasında dilersen yepyeni bir mevsim, dilersen hep aynı söylem aynı devinim...

Çıkış Yolu

Toplum, egemen güce karşı demokratik bir isyan geliştirmedikçe firavunlaşan egoların siyasal sistem üzerindeki tahakkümünden asla kurtulamayacaktır.Kaygı eşiğinde korku duvarları ören despotik yapı insanların çoğunu gönüllü rehine haline getirmeyi çoktan başardı bile.Her türlü psikolojik harb yöntemleri kullanılarak örülen bu korku duvarı öteli genç neslin güçlü azim ve iradeleri ile muhakkak bir gün tamamen aşılacaktır.Bu toplumu görkem ve şatafatlar içinde kendi gücüne hayran bırakmak firavunlaşan egoların en kötücül stratejisidir.Bu psikolojik negatif etki alanının kırılması için içimizde biriken kibir kalelerini yıkmak ve geleceğe tevazu ağacının en güzel meyvelerini bırakmak zorundayız herşeyden önce, üstünlük vehmine kapılan sınır tanımaz azgınların siyasal baskılarından kurtulmanın başka bir yolu kalmamıştır çünkü.

Nefeslenme durağı / Şiir

Işığı sakla kalbine kalbinden aparıp Prometheus'un

Kır zincirini yıkılsın köhne düzeni Nemrud'un Zeus' un...

 

Milletim Uyan

Eflatun,"Ya krallar filozof olmalı ya da filozoflar kral..." derken aslında çok önemli bir gerçeği işaretliyordu.Başlarına ilim ve hikmet sahibi etken ve üretken liderler getirmek yerine mal ve servetçe güçlü kapitalist temsilciler getiren toplum madde ve mana güzergahında binbir belaya düçar olmaktan asla kurtulamayacaktır.Kamu otoritesini mal ve servet azgınlarının kucağında itibarsızlaştıran bir siyasal iktidar, demirden kafeslerde mukavvadan mevzilerde esaretin en kötüsünü yaşatmaktadır bu millete.Yaşanan bu kopkoyu esaretin tam karşısında yerini almış bir gençlikle apaydınlık bir dünya için uyanış ve diriliş meşalesi yakılmıştır artık.Vakit ışığa koşma hakikatla konuşma vaktidir.Bunun içindir ki, her dem, 'yalnızca hak için yan' diyoruz, durup dinlenmeksizin 'milletim uyan 'diyoruz.

Adalet ve şûra esaslarının terkedildiği bir siyasal iktidar düzeninde ne demokratik olgunluktan ne de hukukun üstünlüğünden sözedilebilir.Emanetin ve ehliyetin değersizleştirilmesi ve müstebid bir yapının bu yörüngede sistemleştirilmesi sosyal bünyeyi hızlıca tahrip edecek ve toplumsal düzeni acımasızca bitirecektir.Milletim uyan,felaketler asrıdır bu, hakikat unutulmamalı, denge bozulmamalı, hakkın ve siyasanın yollarında nefsi tezkiye fikri tesviye etmektir aslolan...

Zirai Yükseliş

İktisadi kalkınmamızda tarım yapısal reformunun hayati önemi vardır.Çiftçiliğin daha cazip bir hale getirilebilmesi için her türlü idari ve mali yükler hafifletilmelidir.Hem çiftçinin kazandığı hem de tüketicinin uygun fiyatlarla tüketim yapacağı yepyeni bir sistem çarçabuk bir şekilde hayata geçirilmelidir.Gıda üretim halkasının ilk zinciri olan çiftçilerimizin kendi ürünlerini adil bir rekabet ortamında pazarlayabilmelerinin önü muhakkak açılmalıdır.Tarımsal üretimin artması için girdi maliyetler düşürülmeli, tohumun tarlaya atılmasından ürünün tüketiciye ulaşmasına kadar geçen süreçte çiftçi ezdirilmemeli onun her bakımdan eli güçlendirilmelidir.

Emekçinin Yazgısı İktidarın Kazanç Hırsı

Soma maden faciası hakim ekonomik anlayışın iflasının bir neticesiydi.Sermaye çevrelerine yaranmayı şiar edinmiş bir siyasi iradenin işçi sağlığı,hayatı ve hakları karşısındaki derin sükûneti iş cinayetlerinin yaygınlaşmasına sebebiyet vermiş,kaza vukubulmadan önce gerekli yasaların çıkarılması özellikle geciktirilmiştir.Hükümetin emek karşıtı politikaları, taşeronlaştırma inadı ve aymazlığı, işgüvenliği alanındaki stratejik sığlığı,maalesef işçi ölümlerini hızlandırmıştır.İşgüvenliği konusunda uzmanlarınca verilen teknik detaylı eğitimler yeterli gelmemekte dikkat ve motivasyon merkezli psikolojik yapıyı güçlendirecek pedegojik eğitimler verilerek bilinçlendirme süreci kesintisiz ilerlemeli ve artık kaza ve kader tesellileri bir yana bırakılarak tek bir işçi bile tedbirsizliğin ve cehaletin bedelini canıyla ödememelidir.

Uyanış Ve Yücelişten Önce

Taşıma kalabalıkları meydanlara, aşırma paracıkları cüzdanlara doldurdunuz.Tanrı ve tarih şahiddir ki ne meydanlardaki ne cüzdanlardaki milyonlar sizi kurtaracak.Hakikat er geç bir gün tepkileri uyuşturulmuş bu milleti topyekun uyandıracak.Uyanış ve yüceliş ufuklardan kalblere yayılacak.Bugün övündüğünüz şey yarın dövündüğünüz şey olmasın.Unutmayın en güzel seçim toprağındır, o insanı sabırla bekler

Manzara Ülkeme Dair

Ah ülkemin acı manzarası:Yargı tek parti vesayetinde,saray rejimi denetimsiz bir kuvveti büyütmenin gayretinde.

Ah ülkemin acı manzarası:Berhava partileri allanıp pullanmakta, dava partileri yokluğa yollanmakta.

Ah ülkemin acı manzarası:Demokrasi lafta,hürriyet rafta.İktidar sapkın, muhalefet şaşkın.

Ulusalcı Karnaval

Ulusalcı engerek korosunun iki yazarı; biri,Mursi ve onun gibiler teokrasinin sembolleri ve iğdiş edilmiş islamın bakiyesidir bu yüzden idam kararını alkışlıyorum diyor.Diğeri ise İskilipli Atıf Hocayı ingiliz emperyalizmin uşağı olmakla suçlayıp onu fütursuzca hain ilan ediyor.

Yazık, vicdan borcu vatan borcu kadar mühimdir. Bir günde iki hançer gerçeğin kalbine, irfanı olan nefsini bulaştırmaz kalemine..

Fethin Emanetleri Ve Siyasal İktidar

Neo-Osmanlıcılık muhayyilesini çağdaş bir popülizme dönüştüren siyasal iktidarın İstanbul fetih gazileri türbelerine olan ilgisizliği, ecdat mirasıyla nasıl bir siyasal rant devşirildiğinin en çarpıcı örneğidir.Mutfak tezgahına, akaryakıt istasyonuna, kebapçı dükkanına, inşaat deposuna dönüştürülen fethin hatıralarına sahip çıkmak bir milletin geleceğini teminat altına almaktır.Fatih'in sütannesinin, Ulubatlı Hasan'ın silah arkadaşının vb.fetih mücahidlerinin,şehidlerinin virane olmuş türbeleri fethin ruhunu kalblerde yeniden diriltmek için onarılmalı ve bir tarih müzesine süratle dönüştürülmelidir.

Nefeslenme durağı / Şiir

İkdidar ile cemaat arasındaki savaşın bir an önce son bulması dileği ile aşağıdaki şiirimi tüm gönül erlerine ithaf ediyorum.

Dün hısımdınız bugün hasım oldunuz
Hepiniz başka başka kısım oldunuz

Hani o altın nesil ve kutlu devlet
Adaletle taçlanan öz medeniyet

Şimdi nefret dili keskin kılıçlar da
Kimi hilal içredir kimi haçlarda

Vur ey mü'min kırılsın bir putun daha
Ve merhametle kuşan sarıl Allaha...

Rapor

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Teşkilatı'nın gelir adaletsizliği raporunda üye ülkeler arasında gelirinin en adaletsiz dağıtıldığı beş ülkeden birisi Türkiye oldu.IMF'ye borç verebilen fakat işçisine emeklisine zam yapamayan bir ülke durumundayız artık ,'Yeni Türkiye'nin epeski hikayesidir bu, eşek arılarının yerini bal arıları almıyor bir türlü.Küresel servet raporları tüm gerçekliği ile günışığındadır, iyice anlaşılmalıdır ki kapitalizmin çarkına giren siyasal iktidar her geçen gün zengini daha zengin fakiri daha gergin yapmaktadır

Çağrı

Tımarhane tutanakları gibi seçim metinleri,zamanın ruhunu yitirmiş gürültücü gezginleri...Konvoya katılacak yok bir aracım,umrumda mı,hakikattır benim yegane amacım.Ebuzer gibi yalınayak yürürüz bu yolda ve yalınyürek gümrah,gürbüz, ölürüz bu yolda.Ey yolcu bu kervan senindir, bu iman, bu vicdan ve bu irfan senindir.Gel ve katıl bu kutlu sefere, yürüyelim hep birlikte hak ile hakikat ile zaferden zafere...

Maliyetleri Düşürme Enstitüsü

Yoğun rekabet ortamı ve değişen piyasa şartları sebebi ile bugün bir çok işletme düşük kâr oranları riskiyle karşı karşıyadır.Bu olumsuz durum işletmeleri haklı olarak maliyet düşürme stratejileri geliştirmeye yöneltmektedir.Bu yöneliş içerisinde yanlış bir mecburiyet algısıyla kolaycı bir metodoloji izlenerek ilk adımda personelden tasarruf etmek gerektiğine inanılmakta ve gereken yapılmaktadır.Kurulacak bir Maliyetleri Düşürme Enstitüsü ile işletmelere özel ve ücretsiz eğitimler verilerek doğru stratejiyle maliyetleri düşürme teknikleri öğretilmelidir.Bu projeyle gereksiz yere işten çıkarmaların önü alınacağı gibi işletmelerin ömrünü de yeni istihdamlar oluşturabilmek adına daha da uzatacaktır.

Nefeslenme durağı / Şiir

Biz fikir üretiriz onlar araklar
Yüreklerinde solgun solgun yapraklar
Bu dava çiledir menfaat hiledir
Evet bir gün muhakkak anlayacaklar

Fetih Ruhu Ve Varoluş

Batılı tarih felsefecisi Arnold Toynbee; " Eğer İstanbul fethedilmeseydi ve Osmanlı güçlenerek tarih sahnesine çıkmasaydı, İslam medeniyeti sanki yok olmanın eşiğine gelmek üzereydi " der.Fetih ,İslam medeniyetini ihya hamlesidir.Batıdan gelen haçlı, doğudan ise moğol saldırılarıyla yıkılma ve yokolma tehlikesi yaşayan medeniyetimize soluk aldırma mücadelesidir.Yakın tarihimizde yaşanan " Şok ve dehşet operasyonu " diye adlandırılan Irak işgali ve istilasıyla Bağdat ve Basra kütüphanelerinin yağmalanıp yakıldığını böylece İslam medeniyetine ait kültür mirasının yok edildiğini göz önünde bulundurursak fetih ruhunun diri tutulmasının ne kadar büyük bir öneme sahip olduğunu da bir çırpıda anlamış oluruz.Batı sömürgeciliğini etkisiz kılmanın ve doğu halklarının ezilmişliğini sonlandırmanın yolu,fethi anlamak, değişim ve gelişim yolunda yepyeni ufuklar açmak ve o istikamette yorulma bilmeksizin bir büyük âşkla çalışıp çabalamaktan geçer.

Tanrının ve Tarihin Tanıklığında

Yaşayan iki büyük edebiyatçı ve fikir adamımız:Pakdil ve Karakoç.Biri Kudüs Şairi,hükümetin antisiyonist duruşundan mülhem iktidarın devamından yana.Öteki Diriliş Filozofu,bir medeniyet ideali ekseninde hadiselere daha geniş bir perspektiften bakabilen mümtaz insan,meseleleri çözemeyen bir iktidarın gitmesinden yana.İki değerli insan ,iki farklı eğilim.Bir vakit sonra tarih hükmünü verecektir, insan sürüklendiği eşiğin cennet mi cehennem mi olduğunu görecektir.

İfşaat Kapitalizme Dair

Medeniyetler;emek ve gayret ile yükselir,başkalarının emeğiyle üretilmiş nimetleri saçıp savurmakla çöküşe geçer.İsraf büyük bir zulümdür.Servet ve refahla azıp şımaranların o müsrif ruhları ülke yönetimine hakim olduğunda kitleler daha fazla yoksullaşır,mutlu azınlık kendi hesabına haksızca daha fazla fırsatlar taşır.Bu durum toplumdaki eşitlik ve adalet seslerinin bir isyan çığlığı eşliğinde yükselmesine sebebiyet verir.İsrafı en büyük afet olarak görmeyenlerin kurdukları adaletsiz düzen başımıza çökmeden köklü ve dipdiri yeni bir siyasal atmosferde soluk almanın vaktidir şimdi.

Kapitalizmi egemen kılan kirli ve gizil güç, servet ve iktidar düşkünlüğüdür.Bu sefil düşkünküğün her kapitalist sistem heveslilerince kalkınma planları ve sosyal projelerin genişletilmesi ile perdelendiği bilinen bir gerçektir.Kapitalizmin güç bulmasında faiz etkin bir rol oynar,her türlü hilekar yöntemler uygulanarak para faiz yoluyla kırkyamalı yoksullar heybesinden alınarak altın işlemeli zenginler kesesine akıtılır.Kapitalizm,yapısı gereği faizi teşvik etmek ve sömürü alanını genişletmek ister.Bugün ülkemizde uygulanan hakim ekonomik sistemin temeli kapitalizmdir ve bu sistem boynumuzdaki en büyük kölelik zinciridir.Milletim uyan,artık zincirler kırılsın,karanlık yarılsın,yeni iktisat nizamına karma ekonomik sistem mührü vurulsun

Kapitalist sistem;kayıtsız şartsız bir sermaye egemenliğinden doğan,mutlak kazanç fikrini imanlaştırıp kodamanca hayat sürenlerin eliyle yükselen,haktanımazlarca emeği gasbedilmiş yoksulların sırtından tüm sömürüsünü gerçekleştiren gayri insani bir sistemdir.Sermayenin üstün ve etkin egemenliğine son vermek,sermayedarın bitip tükenmek bilmez hırsını ve haksız kazancını toplum yararına dönüştürmek,dengeli ve adil bir toplum ve medeniyet inşası için en zaruri hamleler olacaktır.Her çalışanın insani değerini maliyet değerinden daha önde tutan yeni bir ekonomik düzenin iktidarı için önce Batı artığı vahşi kapitalizmin ve emperyalizmin yepyeni bir uyanış ikliminde bu topraklardan bir daha kök salamayacak bir biçimde tamamen kazınması gereklidir.

İktisadi adaletsizlik kapitalist sürecin neticesidir ve toplumların çöküş sebebidir.Kapitalizm her toplumun ertelenmez ecelidir.Nice kavimler gelip geçmiştir ki onlardan arta kalan kendi devirlerinin ihtişam ve zenginliğinin bitik ve devrik izleridir.Zenginlik ve ihtişamın kendi güç,bilgi ve yetenekleri sayesinde ortaya çıktığını iddia eden nice madrabaz,aymaz ve hakikat tanımaz mağrur öncüler tarihin karanlık sayfalarında ibretlik bir haldedir.Vakit korku duvarlarını aşma,tüm maskeli cellatlardan uzaklaşma vaktidir.Vakit,yeni medeniyet projemize kutlu bir ebediyyetle hikmet ve marifetle yaklaşma vaktidir.

EDiB AYKUT ÇİÇEKLİ

İSTANBUL/YAZBAŞI/2015

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !