Siyasal Süreçte Umuda Doğru

 

SİYASAL SÜREÇTE UMUDA DOĞRU

 

Önce yöneliş sonra isteyiş vardır.Bu,hiç kuşkusuz duanın da davanın da değişmeyen yasasıdır.Musa(a.s)Medyen'e yöneldiğinde "Umarım rabbim beni doğru yola sevkeder" demiştir.

Hannibal,kar ve buzlarla kaplı Alp dağları zirvelerinde umutsuzluğa kapılan ordusuna şöyle seslenmiş ve onlara yeni bir ruh ve yeni bir heyecan kazandırmıştı:

- " Ya bir yol bulacağız ya bir yol yapacağız"

 

Siyasal geleceğimizin kalın sis tabakaları ile örtüldüğü kötücül bir zaman diliminde hakka doğru bir yol bulmak ve siyasetin hizmet yolunu adaletle doğrultmak dava neferlerinin biricik vazifesidir.Milletin iktidarı için yeni bir ruh ve yeni bir heyecan berkitmenin yolu nitelikli bir muhalefeti diri tutmaktan geçmektedir.Ye'se düşmek yok,unutma ve daim hakkı hatırla,meseleler çözümsüz değildir,çünkü ilmin ve fikrin o sönmez ışığı ebediyyen kalbimizdedir.

 

Bizim için siyaset; kuru bir tarafgirlik davası değildir,hakkın hatırını gözetme ve hakikatın nurunu yükseltme sanatıdır.Kahvehane lakırdılarından mürekkep bir takım sözlerin fikir diye en sıhhatli bünyelere zerkedildiği bir çağda siyasetin partizanca bir budalalıkla yozlaştırılıyor olmasına şaşmamak gerek.Siyasetin tümel gerçekliği ile günübirlik politik değişimlerin tikelliğinin ayırdına çarçabuk bir şekilde varmak bu ülke insanını hayret ve dehşet uykusundan bir gün elbette uyandıracaktır,hayat en pıtraklı bahçelerden dikenler bitiriyor olsa da...

Partilerin aldıkları oy oranında temsiline imkan vermeyen seçim yasası değişmeden hiçkimse milli iradenin meclise tam ve adil bir şekilde yansıyacağını zannetmesin.Barajsız bir seçimle yükselen nisbi temsil sistemine uygulama alanı açmak bu ülkenin demoktratikleşmesi için atılan en önemli adım olacaktır.Kara siyasanın aklaşması ve muhalif düşüncelerin berraklaşmasında bu mühim adım tarihi ve vicdani bir zaruretin gereğidir.

"Küçük partilere oy vermeyin ,oyunuz boşa gitmesin " sözü pagan bir pragmatizmin neticesidir.Çokluk yarışı ve onun kutsanışı bir toplumun uçurumun eşiğinde olduğuna dair büyük bir delildir.Gerçek birlik hakikat etrafında kümelenmektir.Barış onu hudutsuzca sevebilmek,zafer ise hedefe dosdoğru yürüyebilmektir.

Kur'an'a göre bir iş için seçilen kimsede iki önemli şart aranır:Kuvvet ve emanet.Kuvvet; vazifeyi ifa etmek için en yüksek irade, cesaret ve etkin sonuç odaklı sergilenen yetkin kaabiliyet alanındaki kahramanca bir aksiyonu sergilemek demektir.Emanet ise bir işi yapmaya ehil ve güvenilir olmanın kapsamını işaretlemektedir.

Milleti temsil edecek olan adayların bu esaslar gözetilmeden belirlenmesi millet hayatını henüz suru üflenmemiş bir toplumsal kıyametin eşiğine sürükleyecektir

Hakkın tahakkukunu esas alan manevi ve siyasi bir ahlaka muhtacız tüm vaadlerden ve gölgesinde pineklediğimiz o yaldızlı sözlerden önce.Davanın hususi inceliğini yüreklerimize ve beynimize nakşeden hürriyet ve adaletten milim sapmaksızın asırlar öncesinden işte çok çarpıcı örnek bir tablo,ahlakın ne olması gerektiğine dair en çok da:

Hz .Ömer döneminde Mısır valisi Amr ibn-i As'ın oğlu Mısırlı bir adamı döverken ataları ile övünerek şöyle söylemişti:

- "Al sana bir soylu tokadı ,asil kimselerin oğlundan"

Hz.Ömer olaydan haberdar olunca hemen aynısından O'na da yapılmasını istemiş ve şunu demişti:

-"Annelerinden hür olarak doğan insanları ne zaman köle edindiniz"

 

"Çok tel kırılır sine-i kanun-u cihanda
Na ehline mızrab-ı tasarruf verilirse"

Şairi henüz tesbit edilememiş olan bu beyit tüm zamanların yönetim kadroları için her daim hatırda tutulması gereken ince bir gerçeği ifade etmektedir.Beyitte kanun cihanın sinesine benzetilirken yetki de mızraba benzetilir.Sanatsal dokunuştan nasipsiz kaba bir elin mızrabı ele geçirip kanunun tellerini kırdığı gibi ehil olmayana yönetimin telleri olan kanun teslim edildiğinde ülke kanununun tellerinin de bir bir kırılacağı bu güzide beyitte ne kadar da etkili ve özlü bir şekilde anlatılmaktadır.

Şimdi her şeyin bir bir örselendiği bu hüzünlü coğrafyada hem kanunun hem de yüreğimizin tellerinin onarılma vaktidir.Yetkiyi emin ellere verecek olan aziz milletimizin tüm kuru gürültüleri savuşturacak bir dinamizmle dünya çapında bir aksiyonu başlatacak ve bu gökkubbede her vakit hoş sadalar bırakacak bir ehil kadroyu işbaşına getirmesini bekliyoruz.

Vicdanının sesine kulak ver,sadece yüreğinin değil kadim bir bilgeliğin de peşinden git.Unutma her oy'un bir vebali,her vebalin bir hesabı,her hesabın bir azabı vardır.Azap kapıyı çalmadan ülkenin yönetimini ve geleceğini ehil bir kadronun hizmetine teslim et.Ve iradenin üzerindeki her türlü ipoteği kaldır,özgürce düşün,sabret ve denetle,her zaman adalet ve merhametle...

 

Edib Aykut Çiçekli

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !