Ramazan Güncesi V

Girizgah:Yepyeni bir arınma ikliminde nice karanlık tünellerden geçerek içimizin özışığına doğru yeniden uzanıyoruz.Kudsi bir yolculuktur bu, içimizin renklerinden ruhumuzun menzillerine...Ey rabbimiz,aczimiz büyük azmimiz de, lakin heybemiz küçük çilemiz de...Işığı kalbimize indir,merhametinle cümlemizi sevindir,yolumuz uzun gülümüz solgundur bizim...

I.Gün :Oruç


Binbir kapı açılır
Göğün sofralarında 
Nice cevher saçılır
Göğün sofralarında

Dehlizlerden geçilir
Yeni kaftan biçilir
Aşk ile hep içilir
Göğün sofralarında

Oruç mevzi açmaktır
Hakka doğru uçmaktır
Kötülükten kaçmaktır
Göğün sofralarında

İftar vakti yakındır
Zafer akti yakındır
Gül saati yakındır
Göğün sofralarında

 

II.Gün:Mülkiyete tutsak değilse kalbin,haktan başkası değildir senin sahibin.Kalem kalesinin hikmet burcunda, sabır etkin direniş,oruç ise nitelikli bir yükseliştir.Ey öteli derviş,oruca niyet ve gayret, koparıp tüm zincirlerini bunca esaretin, en güzel bir şekilde, Allah'ın melekutuna girmek demektir.

III.Gün:Çoktan terkedilmiş bir kitabın o kadim rahlesine diz çökmüş nice garibler vardır ki onlar yükü omuzlamanın çilesini kalblerinde yumuşatır,yüzlerinde apak bir gülümsemeyle aziz davayı o gül yüreklere taşırlar.Ne mutlu o garabaya ki onlar her vakit davanın izzetiyle varolur,şerefiyle yaşarlar.

IV.Gün:Son nebi gül elçi, "Gerçek zenginlik mal çokluğu ile değil,gönül tokluğu iledir"der.Oruç öğretisi,bedeni aç ve susuz bırakarak gönülce zenginleşmek yolunda o ince hikmetin derinleştirilmesidir.İnsanın doymak bilmeyen ihtiraslarına set çekilmesinin en verimli ruhi aksiyonu olan oruç,yoksullukla korkutan her türlü egemen şeytani sistemlerin yerle bir edilmesinde öncelikli olarak müthiş bir dinamizmi berkitir.Ve insan ancak bu ruhi enerji ile idealize edilen metafizik olgunluğa erişebilir, beklenen o sosyopsikolojik devrimi gerçekleştirebilir.

V.Gün:Henüz mahyalarda ışıldamamakta ama bir ahirzaman serlevhası olarak içimizi şu mutlak hakikat bu ramazan esenliğinde de her daim aydınlatmaktadır:

- Nefs bir hafakandır,oruç onu savandır.

 

VI.Gün:Oruç ; mü'minin şehadet provası,kefen rengi ruhunu hakka bağlama çabasıdır.Ey öteli yolcu, oruç yalnızca rabbin için,şu rubai de senin içindir:

Dilin kurudu dimağın da
Kandilin de yoktur yağın da
Ne hoş bahçesi vardır aşkın
Güller açılır dudağında

 

VII.Gün:Oruçla hedeflenen bireyin beden ve ruhunu kum tanesi kadar küçük kristal zehirlerden arındırarak ona yüksek bir bilinç kazandırmaktır.Oruçlu bu nitelikli kazanımla en ince hikemi gerçekleri keşfedecek ve yepyeni bilgi ve irfan adalarında hakikat okyanusunun izini sürmeye devam edecektir.Ey öteli yolcu unutma ki oruç rabbe nihayetsiz bir koşudur ve oluş ikliminde varlığın gül kokusudur.

 

VIII.Gün:Akşam bir metafizik ürperti ve şiir ruhun gerilim ritmi...Öteli yolcu için vazgeçilmez bir teneffüs vakti...

Hayat meçhule giden bir gemidir
Bu dünya bir azap değirmenidir

Kalbinde faniliğin ıstırabı
Gündüzde hasret gecenin mehtabı

Şimdi gök soluğu kalbin nerdedir
Dedi aşk içre her dem zaferdedir
Bak şu hilesine yalan dünyanın
Yazık ödülleri hep namerdedir.

 

IX.Gün:Gökler kadar sonsuz çağıltılar içinde o mavi ırmak hüzünle akmaktadır kalbimizin içlerine.Sofrası haktan gülistandır,ortak acımız mazlum Doğu Türkistandır.

 

X.Gün:Ne zaman müslümanlar arasındaki inanç birliği sarsılsa,inananlar vehme ve rehavete kapılsa,taassup ehlinden bir grup, ıslah düşüncelerini şiddete vardırır ve parçalanışı daha da hızlandırır.Tarihin akışı bu şekildedir ve bu akışı modern hariciler en vahşi biçimde bambaşka mecralara taşımaktadır.Çıkış yolu,barışı yeniden anlamlandırarak adalet düzenini hikmet temelinde hakkaniyetle kurmaktan geçmektedir.Kupkuru bir islamcılığın ardından koşmakla ya da neo osmanlıcılık hayalleri ile coşmakla bu iş olmaz,tarihin akışını değiştirecek güçlü fikirler, nitelikli devrimler gerekmektedir.

XI.Gün:İslam'ın şiddet üreten ilkel bir ideolojiye dönüştürülmesi Batının ortadoğudaki en sistematik tuzaklarından birisidir.Sinsi planları;müslümanları şiddete bulaştırmak sonra onları terörizmle aşağılamaktır.Sözde Batı karşıtlığını dillendiren radikal unsurlar bir gün emperyalist sömürgeciliğe ve Batının psikolojik harb tekniğine nasıl tersinden hizmet edegeldiklerini anlayacak ve sömürücü batı için işte asıl felaket o zaman başlayacaktır.

XII.Gün:Dava yükünü omuzlarında taşıyanlar ve hakkı hiçbir dünya menfaatına bulaştırmaksızın yaşayanlar için hiç kuşku yok ki vakar; kararda sükunet, icrada dengeli hareket demektir.Ey rabbimiz bizleri kibir yanardağından koru,fanilikle örselenmiş kalbimizi tevazu ile taçlandır.Ey rabbimiz bize hilm ver,kararımızı güçlü kıl,vakarımızı artır...

XIII.Gün:Kalk ve düşün,çamurdan bir kuş yapıp ona üfleyen o kutlu elçiyi hatırla.İnsanın özgerçeğinden kuşatıcı ve kurtarıcı fikirler devşirip onu pekala kanatlandırabilirsin.O zaman göreceksin körün ve alacanın nasıl iyileştiğini,harap mezarlar sessizliğinde hayat süren ölü kalblerin ne şekilde dirildiğini.Kalk ve yürü,ve gör görülmeyeni,hakikat sütunu gök sofrasından,insanın dramı atalar mirasındandır.Kalk ve yürü,mecalinin ve idealinin son hudutlarına kadar,vakt erişmede ve insan pişmede,henüz ruhu üflenmiş bir fikrin o gül ocaklarından...

XIV.Gün:Konfüçyüs'e göre;hareketlerimize hakim olan bir ahlak yasası zorunludur,bu yasa insanı kutsal kılan erdemin de aracıdır.Kadim Çin bilgeleri evrensel düzenin uyumunu koruma ödevini kendilerine en asli bir görev bilmişlerdi.Şimdi o ideal bilgelik yok,kendi coğrafyasında Batı düşünce pragmatizmini yerleştiren modern Çin yönetimi işkencede sınır tanımaz oldu.O kadim bilgeler yolu terkedildi,mazlum bir milletin evlatları acımasızca her vakit katledildi.Şimdi Doğu Türkistan davası insan onurunun en haklı mücadele havzası oluncaya dek zalime lanet mazluma merhamet etmeye devam etmek gerek.Unutulmasın ki hakikatla yoğrulan bu kudsi dava salt bir teoriden ibaret değildir.O öyle sahici ve büyük bir davadır ki bedeli ödendikçe mazlumlara ümit verir.

XV.Gün:Kalbin acılar ülkesi ey mü'min,bir yanın ortadoğu mezapotamya öteki yanın uzakdoğu ortaasya.Hüznün gemileri taşınır gözyaşlarından.Bir tufan çığlığı şu kederli hayat.Kasırgalar,kumpaslar ve bitimsiz o kaygı nöbetleri.Dünya zindandır sana çünkü hiç tükenmemecesine artıyor ruhunun gel-gitleri.Kalbin acılar ülkesi ey mü'min,kalem kalesinden açıldı onurlu bir direnişin sonsuz cepheleri.Yazmak tüm buyurganlığını kırmaktı yaşamın.Yaşamaksa efsunkar o kıyısız denizinde dolaşmaktı yazmanın...

XVI.Gün:Şen bir kahkaha atarken ağzına sinek kaçtı.Tiksindi.Körolası şu mübarek günde hiç olacak iş miydi diye mırıldandı önce.Sonra kendinden daha iyi bildiğini düşündüğü arkadaşına sordu:Şimdi orucum bozuldu mu?Arkadaşı sustu.Dili damağı kurumuştu,sineğin vakitsiz salınımı adeta aklını vurmuştu.Midesinde bir bulantı hissetti,dayanamadı ağız dolusu sövdü.Sineğe mi feleğe mi ya da her ikisine mi pek belli değildi.Arkadaşı dayanamadı konuştu:İşte şimdi oruç bozuldu.Dilin ve kalbin hükmü bir sineğin hükmünden daha değersiz midir?Bu dünya ne kadar kirlidir ve insan ne kadar acelecidir.

XVII.Gün:Efendilerden kurtulmak, insanın özgürlüğü için en gerekli fikri aksiyondur.Efendi kelimesinin aslı eski Yunancada authentes ve Rum telaffuzunda aftendis'dir.Başlangıçta mutlak hakim demek veya bir kölenin sahibi olan kimse demekti.Bu lügavi bilgilerin ışığı efendi kelimesinin izafetinin ancak Allaha olacağının apaçık bir işaretidir.Efendi arapça rab kelimesine tam karşılık gelmektedir.Bu yüzden bu kelimenin yüzyıllardır devam eden anlam erezyonu sonlandırılmalı ,efendimizin yalnızca Allah olacağı sürekli vurgulanmalıdır.

XVIII.Gün:İslam'ın idealize ettiği toplumsal düzen,sosyal barışın ve güvenliğin sağlandığı şiddetin yerine hikmetin egemen olduğu bir adalet düzenidir.Şiddete dayalı toplumu dönüştürme modelleri Kur'an tarafından kesin bir dille reddedilmiştir.Sosyal ve siyasal kargaşaların sonu toplumsal azaba düçar olmak ve bir büyük felaketle yıkılmaktır.Bu yüzden barış dili güncellenerek geliştirilmeli savaş çığırtkanlarına fırsat vermemelidir. Unutulmamalıdır ki ; ilahi vahiy barış yurdu,salim akıl onun köprüsü,selim bir kalb ise hikmet nurudur.

XIX.Gün:Ulu mabedin eşiğinde,asırlık çınarın gölgesinde,kuşlarla,çiçeklerle,kelebeklerle uhrevi bir vecd ile iftara doğru sessizce yol almaktayız.Tarihi yarımadada sonsuzluk kıvamında tatlı bir mutluluk kaplıyor içimizi. Bu dinginlik en ulvi armağanıdır Süleymaniye'nin.Mabedin dışında Sinan Usta,yanıbaşında Sultan Süleyman.Konuşur kendi lisanınca mezar taşları:Avuçlarında arta kalan nedir ki fanilikten başka, kaçış yok ey insan, ölümdür sana en hakiki ferman...

XX.Gün:Ramazanda üç büyük mesele mü'minlerin gündeminden hiç düşmemelidir.Birincisi;Kur'an'ın anlaşılması,ikincisi;zulmün aşağılanması,üçüncüsü ise yoksulluğun aşılmasıdır.Bu üç büyük meseleye dair derin düşünce komisyonları oluşturulmalı,ümmeti ve tüm insanlığı aydınlatacak kalıcı kararları toplumla buluşturmalıdır.Ramazan onbir ayın karargahıdır,diğer zamanlarda da insan gibi yaşamanın o kudsi çabasıdır.

XXI.Gün:Adaleti değil de hizmeti ön plana çıkaran nev-zuhur islamcılık kendini sorgulatmayan faşizan bir ruhun bakiyesi olmaya namzettir bugün.Ve bu haliyle en çok da kendi geleceğini dinamitlemektedir.Adaletin olmadığı yerde yükselen hizmet nümayişleri yepyeni firavunların artışıyla neticelenecektir.İmanda tahkikata siyasette hakikata her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz şu mübarek günlerde yeniden müslüman olmanın, hayata taze bir başlangıç yapmanın zarureti vardır inkılapçı bir dinin mağlup ve karamsar biz müntesipleri için...

XXII.Gün:Modernizm dinsel derinliği örseledi.Mü'min,itikaf arzusunu kalbinin derinliklerine hapsetti.Böylece her ramazan son on gün mescidlere ancak uzaktan gülümseyebildi.Metropol yalnızlığında ilahi ufuklara dalmak şimdi zorların zorudur.Modernizm tüm mevcudatı saran iyileşmeyen yaralar hükmündedir ve her insan için yabancılaşmayı tetiklemektedir.Özünün cevheri yemişlerini devşirebilenler için geç kalınmış bir itikaf kalbin yitirilmiş basiretidir.

XXIII.Gün:Hilalle başlayan manevi süreç hicran esintileri ile devam etmekte hüzünler içinde artık yolun sonu görünmektedir.Ramazan geceleri insanın kalbine sonsuz bir aşktan ince nağmeler biriktirmekte bu ilahi senfoni ile ruhlar arşa doğru mutmain yükselmektedirler.Sükunetle derinleşen rabbani misyon her öteli yolcuyu yenibaştan diriltmekte ve muhteşem bir ahenkle yüceltmektedir.Bu yücelişin sürekliliği için her an bileyleniş ve kendinden geçiş gerekmekte hakkın ve aşkın o zarifane ve arifane yollarında...

XXIV.Gün:Mavi bir gökyüzüdür gül yüzün ey oruç,şendir iftarın sahurun gecen ve gündüzün ey oruç.Kuşlar,çiçekler ve börtü böcekler, seninle varlığın sırrını bilecekler.Seninle tüm zorbalıklar,barikat barikat büyüyen aldanışlar devrilecekler.Ey hikmetle hakimiyetle gelen ey rahmetle merhametle gülümseyen ey ruhumuzu sabr ile aşk ile besleyen ey acılarımızı dindiren...

XXV.Gün:II. Dünya savaşından sonra Avrupa'da gerçekleştirilen en büyük soykırımın adıdır Srebrenitsa.Sırp saldırılarından kaçan binlerce boşnak, Birleşmiş Milletler tarafından güvenli bölge ilan edilen Srebrenitsa'ya sığınırlar ve burada sözde barış gücü olan Hollanda askerleri tarafından Sırp ordusuna teslim edilir.Bu ihanet çemberinde acımasızca katledilen binlerce masumun feryatları Avrupa'nın kirli çehresini deşifre etmekte ve tarihi ideolojik savaşın asla bitmeyeceğini işaretlemektedir.Kamyon kasalarında ölüme gönderilen Boşnaklar,Avrupa ihanetinden güç alan o melun Sırp kurşunlarıyla acımasızca katledildiler.Hadsiz bir ideolojiye yaslanıp canhıraş çırpınanlar savaşta hiçbir hukuki umde tanımayanlardır.Çocukların ve kadınların istisna edilmediği bu vahşi soykırım, Batı medeniyet ilkelliğinin apaçık bir tescili olarak yakın tarihin apacı bir ibret belgesi ve bilinçlenme vesilesidir.

XXVI.Gün:Gözlerini gökyüzüne çevirip, "Ey hilal, ikimizin de rabbi Allah'tır"diyen bir önder elçimiz var bizim.O ,kutlu bir davaya ve içli bir duaya çağırıyor bizi ve üç kişinin duasının reddedilmeyeceğini müjdeliyor bize:İftar eden oruçlunun,adil devlet reisinin ve mazlumun...Ey rabbimiz ; üzerimizdeki zilleti kaldır,içimizdeki izzeti artır.Düşmanı bertaraf edecek güç ver,dostla yükselecek bir bilinç ver.Ey rabbimiz ;gecemizi bereketlendir,günahlarımızı bağışla,bizi hak yoluna ilet,hakikatla donat,merhamet ve adaletten ayırma nice zaferler içinde barış ve selamet yurduna ulaştır.

XXVII.Gün:Yüreğini karartanların ve talanı kotaranların bir doğa tahribatı planı olan o yeşil yolları yeryüzü cehennemi hüviyetinde kendilerini helake uğratacak ve bu direnişin anıt ismi Havva Ana'nın onurlu mücadelesi tarihin en şerefli sayfalarında sonuza dek ışıldayacaktır.Kapitalizme meydan okuyan, sömürünün her türlüsünün karşısında duran, doğaya ve insana saygılı,emeğinden ve yüreğinden başka bir sermaye tanımayan, özgür ve onurlu tüm direniş erlerine selam olsun.Şimdi biz sükut orucundayız,yarın uyanış türküleri dağlarda yankılanacak ve zafer hakkın,hakka inanaların ve ona yakın duranların olacaktır.

XXVIII.Gün:Cami avlusuna şu tabelayı asmışlar:

- "Buraya dilencinin girmesi yasaktır."

Oysa Kur'an, "el açıp isteyeni azarlama"diyordu.Azarlamak modern zamanlarda işte böyle ihtar levhaları ile devam ettiriliyordu Kitaba ve hikmete rağmen.Dün mescid önlerinde ferisilerin hoyratlığı ne ise bugün bazı müslimlerin hikemi sığlığı da odur işte.Elçi,"siz sizden öncekilerin girdiği karanlık deliklere aynen gireceksiniz"diye boş yere dememişti değil mi?

 

XXIX:Gün:Seher serçeleriyle son sahurdan geçip o son iftara gülümsemek hüzünler geçidinde.İçimizde buruk sevinç,dışımız koyu bir sessizlik içinde.Kendilerine hikmet verilenlerin gül sağanağında menzile varmak ne güzeldir ve hakkın divanına durmak vecd ile aşk ile bir ramazan esenliğinde.Ne güzeldir arınışın ve adanışın yüceliğinde her öteli yolcunun kalbi.Şimdi o kalbin ipince kıyılarında manevi yönelişlerin unutulmaz sıhhati ve günbatımına doğru ramazanın bitim saati.Hasret, bu veda gemisinden ruhun okyanusunadır.Ramazansız bir ömür çorak bir toprağa uzanmaktır,büsbütün hebadır.Hasret,bir gül vadisine vahdetten ve o en duru gönül medeniyetinden...

 

Bayram:Felaketler eşiğinde bir dünyanın,en esaslı birlik çözümlerini unutmaksızın daha yaşanılası zeminler içinde,merhamet ve adaleti kökleştirmek,tüm insanlığa açılıveren barış şemsiyelerini hak ve hakikat adına hep yüksek bir umudu ve aşkı gün be gün etkin kılarak kurtuluşumuz için her vakit genişletmek dileği ile tüm dostların ramazan bayramı kutlu olsun.

 

Edib Aykut Çiçekli

2015 / İSTANBUL

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !