Ramazan Güncesi - IV -

RAMAZAN GÜNCESİ   - IV –

 

Girizgah:Açılan ruhumuzun kilididir ve çıkış vakti gelmiştir.Şimdi yorgun ve sefil Azer'in pazarında insan.Hakikat sütunu dikilmiştir.Yine de Cahiliyyenin mezarında insan.Açılan ruhumuzun kilididir,kuş sesleri, emeğin o kudsi akisleri, diriliş ve direnişe dairdir...Şanlı bir aksiyon için duaya dursun ellerimiz, yepyeni bir fethi muştulasın her daim gümüş kubbemiz ve adanmışlıkla biçimlenen bu altın çilemiz... 

Unutma ki ey aziz ruhdaş, kurtuluş için en taze umuttur insan ve ramazan...

Birinci gün:Müminler cennetten kopup gelen bir rüzgar esenliğinde ve hakikatin eşiğinde duayla başlar her vakit söze:Yeryüzünde sefalet var ya rabbi/Tüm kıtada dalalet var ya rabbi/Doğru yolu göster her daim bize/Hidayet ve afiyet ver ya rabbi!..

İkinci gün:İftar halkası gök sofrasıdır,bunca aşıkan hak sevdasıdır...

Üçüncü gün:Derviş sırrıdır azizim bir ney taksiminde yürek enginlerdedir.Binaltıyüz derecede erimiş demirin yanıbaşında oruç tutanlara imrenmektedir...

Dördüncü gün:Bir de en cılız bedenlerin ceset olmasını bekleyen akbabaların nöbeti var afrikada.Ey mü'min gönül orucunu açarken bir hüzün payı bırak aşına çünkü oradan varacaksın yalnızca Allah'ın arşına...

Beşinci gün:Nefsine gem vurana,yüreğini tertemiz kılana akıl bir nurdur ve dosdoğru sorgucudur!..Yerin dağdağasını bırak göğün egemenliğine bak.Mesih der ki:"Göklerin egemenliği bir adamın tarlasına ektiği hardal tanesine benzer.Hardal tohumların en küçüğü olduğu halde gelişince bahçe bitkilerinin boyunu aşar,ağaç olur,böylece kuşlar gelir dallarında barınır..."

Altıncı gün:Dünyaperest cibiliyetsizler yeryüzünü bir fesat yuvasına çevirdiler.Ruhunu iblisin yaylım ateşinden koru ey yolcu.Oruç siperin,sabır mavzerindir senin,sen ki ölümsüzlüğün tavizsiz erisin.Böyle buyurdu son nebi bunu iyi bilmelisin:"Oruç ateşe karşı bir perde, mustahkem bir kaledir..."

Yedinci gün:Bütün övgüler Allahadır.Yüce mevla esenlikle doldursun kalbimizi.Tüm köprüler barışadır.Kardeş kılsın her daim bizi.Ramazan ne güzel armağan oruçla her aşiyan...

Sekizinci gün:Farsça ruze kelimesinden bozma oruç,azeri lehçesinden bize geçmiştir.Oruç'un Kur'ani karşılığı savm ve siyam.Lügavi mana:Kendini tutmak.Sabrı kuşanıp hırsı unutmak.Bu sebepledir ki yürümekten kaçınan ata saim denmiştir.Hülasa oruç tefekkürde sükunet, ruhiyatta hareket demektir.

Dokuzuncu gün:İnci işlemeli çadırlar içinde cenneti buhurlanır ve kalbi nurlanır o mü'min oruçlunun.Susku hikmetten bir pınar,susuzluk en aşkî bahardır ona.Ve o iyi bilir ki dünya bir yitimhanedir hayat hüzünnamesinde...

Onuncu gün:Ruhlarda köklü bir değişim ve özlü bir dönüşüm gerçekleştirmeyen bir oruçtan arta kalan nedir ki açlık ve susuzluktan başka.Oruç,mola ikliminde öyle güçlü bir diriliş mevsimidir ki, o,insandaki varoluş kudretini kendi ruhiyat melekeleriyle yenibaştan şekillendirir.İnsana bileylenme ve yeniden hedefe yürüme azmini ve cesaretini verir.

Onbirinci gün:Bir yandan upuzun bir vakit besinsiz kalarak bedenini iç zehir birikimlerinden kurtarır insan öte yandan beynini bilgisiz ve fikirsiz bırakarak bir başka ruh zehirlenmesi yaşar insan. Bu ikilem İncil'in dilinde şu muhteşem öğütle zemmedilmiştir:"Dürüst olun,samimi olun,gerçekçi amaçlar için oruç tutun..."

Onikinci gün:Zulmü bayraklaştıran kapkaranlık bir ideolojinin kıskacında yoksul ve hüzünbaz bir şehir Gazze yine vuruluyor haince kalbinden ve direnişe dair ıpıssız bir çığlık yükseliyor içimizden...

Onüçüncü gün:Filistin yanıyor,şimdi Calut ve sayıca daha fazla olan ordusunun helakini hatırlamanın tam vaktidir.Talut ve sayıca gitgide azalmış askerlerinin dirayeti ve Allah'ın inayeti sayesinde zafer hakka inanmış ve ona adanmış küçük bir topluluğun olmuştu.Rabbim üzerimize sabır yağdır ve direniş gücümüzü artır...

Ondördüncü gün:Romalılar deliliğin yükselişe geçmesinde ay etkisini çokça önemsediklerinden dolayı latin dilinde "ay" anlamına gelen "luna" kelimesinden "lunacy" yani delilik kelimesini türetmişlerdir.Ay burcundan olduğum için deliliğin kökenlerine inmiş bulunuyorum bir dolunay vakti siyonist cinnete en vurucu kelimelerden lanetler dizerken aykırı kalbim...

Onbeşinci gün:Gün bitti de bir çınar gölgesinde yitmedi hâla o sonsuz çağıltısı mahzun Süleymaniye'nin.Gönüller yeşerdi muhabbet köşkünün altın ikliminde yeniden her dem..

Onaltıncı gün:Koşu bitmedi henüz,süvarisi olmasa da yeleleri rüzgardan bir fetih atların o kudsi vatanda işgale karşı.İsyan akan her kandan bir damla intikam her damlada büyüyen bir derya olmadıkça zafer hayalden başka bir şey değil.Oysa bu dava büyük ve öksüzdür,düşman küçük ve köksüzdür...

Onyedinci gün:Ey rabbimiz mü'minler ordusunu her türlü düşmana karşı muzaffer eyle.Herbirimizi iman ve cihad yolunda yükselen bir nefer eyle.Batının yeni dünya düzeni kandırmacasına karşı kalbimizi uyandır.Yeni insanlık düzenini inşa için bize ilim,âşk ve hikmet ver.Ruhumuzu uyuşukluktan kurtar ki kurtulalım ebediyyen şu fasık,zalim ve kâfir kavmin cenderesinden..

Onsekizinci gün:Ey dişinin dibindeki nohut kırıntısının orucunu bozup bozmayacağına dair gereğinden fazla vehimsel bir süreçle devinen müselman.Düşmanın ektiği kin ve nefret tohumları ruhumuzun insicâmını bozmuştur.Biraz da bu meseleye kafa yor,yoksa hakikat elden gidiyor...

Ondokuzuncu gün:Oruç insana bilgelik yolu açar.Filozof Sokrat ve Eflatun da zihin faaliyetlerinde en yüksek düzeye erişmek için orucu ihmal etmeyenlerdendir.Ya Pisagor'a ne demeli,ruhsal bilgileri öğrenmek için Mısıra gittiğinde kendisine akademiye kabul için öne sürülen ilk şart, 'oruç tutmak' olmuştu.Demek ki kadim bilgeliğin yolu oruçtan geçiyor,yalnız ona tutunanlar hak badesinden içiyor.Kim düşüncede enginlik hikmette zenginlik dilerse o muhakkak çok tefekkür etsin az konuşsun ve sabırla,aşkla oruç tutsun...

Yirminci gün:Gazzede tutsak bir halk ve hep terkedilmiş bir davanın kara gölgesinde bir yetim ülke: Filistin.Ruhun ateş çemberinde,gözlerin hüznün...Aylardan ramazandır oysa, oruç vaktidir,mevsimlerden devrim, huruç vaktidir.Uyan ey insan,ey müslüman, işte sana hükmü ebedi tarihi bir beyan:"Emperyalizmin beyni siyonizmdir"

Yirmibirinci gün:Kapitalist düzen,ezilenler için,bir başkaldırı öncesinde gerekli tüm ruhsal donanımı elde etmek amacıyla girilen itikâfı bile ona çok görür.Bir itikâf demek bin itiraf demektir,yalnızca yüce yaradandan afv dilemektir.Ve bu yeniden doğuş,diriliş ve yüceliş hamlesidir.Bugün müslümanların ne yazık ki tefekkür silahı elinden alınmıştır.Ona maldan mülkten başka bir penah bırakılmamıştır.Bu yüzden azgın siyonizme karşı duruş pasif,emperyalizme karşi direniş oldukça ölgündür.İftar yaklaşırken çayların tazelenme hızından daha çok imanların tazelenmesine ihtiyaç vardır her şeyden önce...

Yirmiikinci gün:Siyonizmin dünya hakimiyeti düşünün izlerini çocuklarımıza seyrettirmekte bir beis görmediğimiz bazı çizgi filmlerde görmek oldukça şaşırtıcı bir durum.Sembolik dünya ile kolektif bilinçaltını kendi ideallerine doğru ustaca sürükleyen bu kabbalistlere karşı ezik bir ruh halinin nereden kaynaklandığı daha iyi anlaşılmış oluyor böylece.Dünyayı gölgelerin efendisinden kurtaran aslan max'ı hayranlıkla seyrederken onun kırmızı piramid şeklindeki burnunu sorgulama gereği hissetmeyiz bile.Bu hal kendi zafer anıtlarımıza olan en içsel yalnızlığımızı anlatır daha çok...

Yirmiüçüncü gün:Ulus devlet anlayışının zamanla nasıl kanlı bir faşizme dönüştüğüne dair en çarpıcı örnek hiç kuşku yok ki bugün katliamlarına aralıksız devam eden siyonist işgal rejimidir.Ulusların kardeşçe birarada yaşamaya çalışması bir topluluğun en ceberrut yöntemlerle uluslaşma ısrarından daha akıllıcadır.Antisemitizmle beslenen siyonizme en ağır darbe kalıcı barışı yükseltmek için didinmekten geçer.Ağlama duvarına dönüşen dillerimizin kınama ve lanetleri ile sonuç değişmeyecektir.Unutmamak gerekir ki en büyük devrim zihinsel değişim,en kutlu mücadele etken ve üretken bir girişimdir...

Yirmidördüncü gün:Muvahhid bir mü'min için oruç şehadet ikramı ve sabır imtihanıdır.Allah için dili damağı kuruyan saîm tıpkı şehadet anında olduğu gibi içlerinden ırmaklar akan cennetlerle müjdelenir ve sevindirilir.Hakiki mücahidlerin şehadetlerindeki o gül tebessüm ne ise oruçlu olanın yüzündeki sonsuz sevinç de odur.Yeter ki oruç bir şehadet ikramı ve idmanı olarak kabul edilsin,onun ruhuna uygun esvaplar biçilsin şu ramazan günü dinmeyen gözyaşlarımızdan...

Yirmibeşinci gün:Uhud harbindeki erken sevinçle buluşan dünyevi telaş nasıl ki bir yenilginin ana sebebi olmuş ise bir avuç siyoniste karşı milyonlarca müslümanın sessiz yenilgisi de aynı telaşın devam edip gittiğinin apacı göstergesi olagelmiştir bugüne değin.Konformizm tutkusu ruhlardaki cihad arzusunu örselemiş,ilme olan ilgisizlik koskocaman bir müslüman kütleyi mağlubiyetin eşiğine sürüklemiştir.Zafer ancak gücünü birleştirene ve gerçeğin izinden yürüyenedir.Zira Allah'ın vaadi hak,kurtuluş ise muhakkaktır.

Yirmialtıncı gün:İndi mübârek gecede şol yüce Kur'an / Mü'min yürekler yükseldi onunla her an / Yıkıldı küfrün bendleri ve kaleleri / Mü'min arşa doğru sonsuz bir yola revan

Yirmiyedinci gün:Gazze,deniz kokulu şehir,gökler dolusu figan bir hüzün çeşmesi kalbinden tüm yeryüzüne.Zulme lanet,dünyaya hayret diyoruz.Göğsümüzde portakal ve limon bahçelerinden elem çiçekleri.Gözlerimizde öfkeden çılgınlık nöbetleri.Rabbim yalnızca sana sığınıyor ve senden dosta sabır düşmana kahır diliyoruz...

Yirmisekizinci gün:İntifada bir yürek Kudüs der ve direniş ancak şanlı bir kıyama gider.Filistin davası bir müslümanın samimiyet havzası ve onun en mühim varlık kavgasıdır.Muvahhid mü'min her türlü kölelik zincirlerini kırmış bir özgürlük savaşçısıdır zalime karşı.Ah ne yazık peygamberler diyarı bir şehir şimdi şeytan kucağı,her şeye rağmen biz inanıyoruz ki orada gün gelecek ebediyyen dalgalanacak İslam sancağı...

Yirmidokuzuncu gün:'Müslüman olmak' büyük bir karar hiç kuşkusuz ondan daha büyük olanı ise insanın kendisine her türlü tahkik yolları açarak 'müslüman kalmak'!Tabiata ve sanata sırtını dönmüş bir toplumun dünya çapında bir ıslahat öncülüğünü üstlenmesine imkan yoktur.Yeryüzünde bozgunculuk yapanları bertaraf etmenin biricik yolu İslam'ın barış iklimini ve onun kudretli medeniyet köklerini diri tutmaktan geçer.Bedevilik üzerimizdeki ölü toprağıdır onu çarçabuk söküp atmadıkça hakikat bize kapısını aralamayacaktır.

Otuzuncu gün:Hasret şimdiden mahyalarda ışıldayan o güzel sözler içindir ve ramazan sıcacık bir pideyi iftar sofrasında bölüşmenin sevincidir.Ne sevinçler biriktirdin ey yâren dünya denen şu hüzünler geçidinde.Kitabı ve hikmeti öğrettin,emeğe sevkettin,çileyi sevdirdin.Şimdi gidiyorsun,yüreklerde bir gariblik hissi bir yalnızlık bulutu ve yeniden geleceğine dair âşkın umudu o ışıltılı gökyüzünden..Şafak sayar gibi bir sonraki hakikat halkasına ve hakkın zamanına mıhlanıyor gözlerimiz sen gidiyorsun ya bir veda gözyaşınca mahcub ve mahzundur yüreğimiz...

Bayram:Filistin,Suriye,Mısır,Myanmar,Arakan,Telafer,Kırım,Kerkük,Türkistan kan ağlarken mutlu bir bayram havası soluyamayacağımız gerçeğinden yola çıkarak yaşanan tüm acı hadiselerin etkili bir vicdan muhasebesine ve ardından bitimsiz verimli bir aksiyon semeresine dönüşmesi dileği ile ramazan bayramınız kutlu olsun!..

 

Edib Aykut Çiçekli

İstanbul/2014

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !